0 296

forumlar > kültür-sanat > hasan ali toptaş

forumlar > kültür-sanat > hasan ali toptaş
0 296

06.06.2016 13:01
"Hasan Ali Toptaş, tıpkı Bilge Karasu ve Vüs'at O. Bener gibi, dille kurduğu ilişkiyi adeta bir varoluş meselesi olarak anlatılarına taşıyan, hatta bu meseleyi bir süre sonra kendi hayatlarına geri çeviren, bu meseleyi orada bir sıkıntı imgesi olarak yeniden ortaya çıkaran, bu dünyaya sanki konuşmak için değil de yazmak için gelmiş intibası yaratan bir yazarlar kuşağının son temsilcilerinden biridir. Olmamışlık, eksik kalmışlık duygusuyla anlatılarına yön veren, hatta giderek dilin kendisini bir mesele olarak anlatılarına taşıyan, mükemmeliyetçilik duygusunu sürekli olarak ön planda tutan bu yazarlar kuşağının içinde, tıpkı Karasu ve Bener gibi, dille olan ilişkisi hep bir problem olarak beliren yazarlar kuşağının son temsilcilerindendir Hasan Ali Toptaş.

Öyle ki, Toptaş, sanki roman değil de, şiir yazıyormuş gibi, dille olan bu gerilimli ilişkisini en uç noktaya kadar götürür. Orhan Koçak'ın deyişiyle, bir romancı için yedinci dereceden sayılabilecek cümleler arasındaki ses ilişkisi sorunu onun için neredeyse en öncelikli mesele hâline gelir. Cümlelerin açık mı yoksa kapalı heceyle mi biteceği gibi belki de daha çok şairleri ilgilendirecek bir mesele, burada bir roman yazarı için söz konusudur. Çünkü, yazmayı 'beste yapmakla' eş değer gören bir yazardır Toptaş.

Cioran'ın 'bir virgül için ölünebilen bir dünya' sözünü şiar edinmesi boşuna değildir. Bazen elli satırı bulan uzun cümleler, birbiri ardına sıralanan benzetmeler, bu benzetmelere eşlik eden sıfatlar, okur için eni sonu bir roman cümlesinin parçalarıdır ama Hasan Ali Toptaş için bir hayattır bu harfler. Az yazması, az yayımlaması, az konuşması da bundan, gülümsemesini gizlemesi de...

Toptaş'ın herhangi bir metnini okumuş, onun az sayıdaki söyleşilerini takip etmiş olanlar dile böylesi ihtimam gösteren bu yazarın bu sözlerini daha iyi anlayacaktır kanımca. Uygun yerlerinden bölündüğü takdirde çok iyi bir şiir olarak da okunabilecek cümleler Hasan Ali Toptaş için bir varoluş meselesidir adeta.

Tıpkı ilk okunduklarında pek sevilmeyen ama sonra sonra ezber edilip bir türlü unutulmayan şiirler gibi; Hasan Ali Toptaş, Türkçede geç sevilmiş benzersiz bir şiirdir!"

Kemal Varol - Radikal


Roman
Sonsuzluğa Nokta (1993)
Gölgesizler (1995)
Kayıp Hayaller Kitabı (1996)
Bin Hüzünlü Haz (199
Uykuların Doğusu (2005)
Heba (5 Nisan 2013)

Öykü
Bir Gülüşün Kimliği (1987)
Yoklar Fısıltısı (1990)
Ölü Zaman Gezginleri (1993)
Geçmiş Şimdi Gelecek (2016)

Çocuk romanı
Ben Bir Gürgen Dalıyım (1997)

Şiirsel metin
Yalnızlıklar (1990)

Deneme
Harfler ve Notalar (2007)
Başlarken Yalnızsın Bitirdiğinde Daha da Yalnız (2014)

06.06.2016 18:23
Oylar sarıgule
06.06.2016 13:43
kadir topbaş sandım bi an.
06.06.2016 13:02
"...ve geldim demenin bir sessizliği varsa, öpüşelim demenin, sen hala gitmiyor musun demenin ya da ölmek istemenin bir sessizliği varsa; kelimeleri de vardır sessizliğin, duruşun kelimeleri vardır;
bakışın, uzanışın,
gülüşün...
Ama, yalnızlığın kelimeleri yoktur.
O, bütün kelimelerden oluşmuş bir kelimedir."

Hasan Ali Toptaş